Dismorfofobi, ilk kez İtalyan psikiyatr Enrico Morselli tarafından,1886’da tanımlandı. Bugün buna “vücut dismorfik bozukluğu” diyoruz.

Bu kişiler fiziksel kusur gibi algıladıkları bir şeyi düzeltmek için bedensel modifikasyon isterler.Bu rahatsızlığın obsesif kompulsif* bozuklukla bazı benzerlikleri vardır ve hastalar genelde aynı anda iki hastalığı da yaşarlar. Bu insanlar bazen estetik cerrahiye bağımlı görünür ve ortaya geri döndürülmesi imkansız tuhaf sonuçlar çıkabilir. Bu kişiler,semptomlar aşırıya kaçmadığı sürece,genelde kendilerine karşı ivedi*  bir tehlike oluşturmazlar.

Bu hastalığı yaşayan insanlar buna bağlı “vücut bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğu ingilizcesi: BIID) yaşayabilirler.

1.Bu insanlar vücutlarının, kafalarında kendilerine ilişkin imgeyle örtüşmediğine inanırlar. İstemedikleri uzuvlarının çirkin olmasa da onları kusurlu ya da engelli yaptığını hissedeler.

biid-ile-alakali-resim.jpg

2.Uzuvları gerçekten kesilmiş insanları kıskanır ve bu bahsettikjlerinden çok utandıkları için bu konuyu hiç açmazlar.Genellikle intihara meyilli değillerdir ama uzuvlarının gitmesini isterler. kendilerine seçimli ampütasyon – iyileşmesi neredeyse imkansız bir organı kesme- yapacak doktor ararlar.

biid-istenmeyen-uzvu-yok-etme-istegi

3.Kayda geçmiş bir vakada bir adam arabasını otomatik el kumandalarıyla donattıktan sonra istenmeyen bacaklarını kurtarılamaz hala gelene kadar buzda dondurmuştu.Ardından arabayı kullanarak hastaneye gitti ve orada bacakları mecburen kesildi.

araba-ve-anahtar

4.BIID kurbanlarının çoğunda kendi uzvunu kesme ihtiyacı çocuklukta ya da ergenlikte başlar.Bazı uzmanlar bu rahatsızlığın vücut imajını bir şekilde çarpıtan beyinsel bir hastalıktan kaynaklandığını düşünür ama henüz spesifik -kendisine özgü- bir neden bulunamamıştır.

destek-alinabilecek-arkadas

BIID tedavisi hem psikoterapiyi hem de ilaçlı tedaviyi içerir ve hastalarda uzuv aldırmaya ilişkin düşünceler devam etse de hayat kaliteleri iyileştirebilir ve istenmeyen uzuvlarıyla birlikte makul ölçüde işlevsel bir yaşam sürdürmelerinin yolları bulunabilir.

Antideprasanlar saplantılı düşünceleri azaltabilir Terapinin önemli bir yönü de hastaya sırrını destek alabileceği insanlara açma konusunda yardımcı olmaktır.

Böyle bir hastası olan Dr.Gary Small, hastasını Klomipramin’e başlatmış.Bu ilacın marka adı Annafranildir. Genelde obsesif komulsif semptomları hafifletmede kullanılan bir trisiklik antideprassandır. Tam etkisini göstermesi genelde birkaç hafta sürer. Hastaların çoğu baş dönmesi,baş ağrısı ve halsizlik de dahil sıkıntı verici bazı yan etkilerle karşılaştıklarını bildirmişler. Bugün ise Prozacs,Zolft veya Paxil gibi yan etkileri daha az olan selektif serotinin gerialım ingibitörleri (SSRI) kullanılıyor.

 

Notlar:

  • Terapide Psikaytr’dan sonra hastaya sırrını destek alabileceği insanlara söylemesi gerektiği söylenmelidir. -aile,eş,vd. gibi-  Bu durumun hastayı rahatlatması ve kaygısını azaltmasını sağlayacağı umulur.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB): Mantıksız düşüncelerin ve korkuların (takıntıların) insanı sürekli tekrar eden davranışlar sergilemesine zorlayan psikolojik bir hastalıktır. –İnşallah ileride yazısı hazırlanacak-

ivedi: Çabuk  yapılması gereken.

Örnek: “Yapmamı istediğin şey ivedi değilse yarın yapayım.”


 

Kaynak:Bir Psikiyatristin Gizli Defteri – Gary Small

 

2 Thoughts to “Lazım olursa diye: 4 Maddede Dismorfofobi nedir?”

  1. dismorfofobi hastalığı anladığım kadarıyla insanın kendi uzuvlarından birini kesme isteği oluyor o zaman cepci diye adlandırmış olduğumuz hırsız topluluğunun çoğunda bu vakaya rastlayabiliriz… serçe parmak ve yüzük parmağı kesik olunca eller cebe rahatça uzanıyor…

    1. Aynı kapıya çıkıyor onlar parmak uzuvlarını hırsızlık yapamadıkları için kesiyorlar evet aynı hastalığa sahip diyebiliriz. Güzel tespit

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir