Bölüm 1: Bağımlılığı tanıyalım.

Bu yazıda kurtulmak istediğimiz kötü huylu alışkanlıklarımızı bir mana da bağımlılıklarımızı nasıl iyiye çevirebileceğimizden bahsedeceğiz ve alternatif fikirler üretmeye çalışacağız.

Bağımlılık, literatür de bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek; veya bir başka iradenin -burada bu irade nefs oluyor- tahakkümü altına girme durumu olarak tanımlanır. Bağımlılık kavramının anlamı, psikoloji ve siyaset alanlarında farklıdır.

Siyasi bağımlılık bir ulusun, diğer bir ulusa -genel de gelişmiş ve güçlü ülkelere- ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel alanlarda tabi olması durumudur.

Psikolojik bağımlılık bireylerin, kendilerinin ruhsal ve bedensel sağlığına ya da sosyal yaşamına zarar vermesine karşın, belirli bir eylemi yinelemeye yönelik önüne geçilemez bir istek duymaları halidir.

Siyasi bağımlılığın psikolojik bağımlılıkla benzer yöne ise her ikisi bağımlılık türünde de irade olarak zayıf olan güçlü olana tabii olmak zorunda kalıyor. Çünkü zayıf olan ülkeler kendilerini bu güce karşılık verebilecek seviyede geliştirmedikleri için bu güçle baş edecek teknolojileri henüz icat edemediklerinden veya bu icatları bir türlü başaramadıklarından e bir yapıp bir bozdukları zaman haliyle gelişme gösteremebiliyorlar.

Yani güçlü olan zayıf olanı kendi yeniliklerine karşılık verebilecek teknolojiyi geliştirmediği sürece tehdit edebiliyor.

Bölüm iki: Bağımlılığın zihnimizdeki yeri ve tetikleyicileri.

Beyin, her an kodlanmaya açık bırakılmış ve genişletebilir bir alandır. Alışkanlıklarımızın elbette bir sebebi var. Beyinde kodlanmış bir alanı var. Onu silmek mümkün değil ama üzerine yazmak mümkün.

Her yeni bir “tekrar yapmayacağım” dediğimiz alışkanlığımız da bir süre iradeli davranabilsek de bazen en ufak bir şeyin bile bize o alışkanlığı hatırlattığı için geri döndüğümüz olmuştur maalesef. Tetikleyiciler işin bu kısmında giriyor.

Sigara bağımlılığına sahipsiniz diyelim ve siz her sigara içtiğinizde yanında mutlaka bir de çay içersiniz. Bunu alışkanlık haline getirmişsiniz. Gel zaman git zaman bu alışkanlığınızı bırakmak istediğiniz de sigara içmemeye karar veriyorsunuz ve gayet güzel ileriyorsunuz. Çay ikram ediliyor veya çay içmek istiyorsunuz o an aklınıza sigaranın tadı geliyor ve göğsünüze bir şey oturuyor. İçmezseniz rahat edemeyecekmişsiniz gibi hissediyorsunuz.

Bu ikisini aynı anda yaptığınız an beyin çay ile sigara içmeyi bir kodladığından çay, sigarayı tetikledi.

Yani, alışkanlıklarınızdan kurtulmak istiyorsanız kodlanmış tetikleyicilerin ne olduğunu çok iyi bilip bunları ayırmalısınız.

21 gün bir alışkanlığı bertaraf etmek için yeterli bir süre olacaktır. Tetikleyiciler sürekli tekrarladığınız şeylerdir. Sigarayı her zaman içtiğiniz koltukta, kafede çay içmeyin. Veya sigara içerken hep aynı müziği dinliyorsanız o müziği 21 gün dinlemeyin. Üçünü birlikte yapıyorsanız, çayla müziği aynı anda açmayın.

Bölüm 3: Alışkanlığı iyiye çevirmenin yolları – sosyal bağımlılıktan gidelim-

( Şener Toktaş – AA )

Günümüz meşhur bağımlılıklarından ve hemen hemen kimsenin kabul etmediği ama gerçekte bağımlı olduğu sosyal medya bağımlılığını azaltmak için kolları sıvamışsınız. Helal olsun!

Bir sorun var ki sosyal medyaya akşamları 15 dakika haber almak için haftanın belirli 4 günü yine belirli saatlerde kullanmak üzere sınır getirdiğiniz de geriye kalan saatlerde yapacak başka bir şey bulamıyorsunuz….

Sahi, sosyal medya olmadan önce n’apıyorlardı insanlar ya?

Kitap okuyorlardı! Çok mu klişe oldu?  Üzgünüm ama kitap okumanın klişe olacağı bir tarihin olmadığını sanıyorum. Bilgiye bu kadar hızla ulaşabildiğimiz bu çağda doyumsuzluğumuz da git gide artıyor. Kaldı ki öğrenirken ekrandan gözümüze, vücudumuza gelen radyasyonlar, teknolojik aletleri sık ve düzensiz kullanmakdan dolayı bedenemize, ruh sağlığımıza ve sosyal yaşantımıza ciddi zararlar veriyor.

( Soner Kılınç – AA)

Ya peki fast food olmadan önce ne yiyorlardı bu insanlar?!

Anadolu çocuğuna fast food’da neymiş?

Sizi en iyi siz anlarsınız. Nelerin size daha iyi gelebileceğini ve edinmek istediğiniz güzel hüsusiyetleri en iyi siz bilirsiniz. Bu boşta kalacak vakitlerinizi neyle değerlendirmek istiyorsanız onlarla doldurun.

Göreceksiniz, kendinize örneğin; “sosyal medyaya üstte yazıldığı gibi; günde 15 dakika, haftada 4 gün ve belirli saatler haricinde girmeyeceğim!” diye bir sınır koyduğunuzda ve bu kurala sadık kaldığınız da kullanamadığınız saatlerde beyniniz önce sizi bu alışkanlığı tekrar kullandırtmak için akla hayale gelmeyecek sebepler sunacaktır. Siz, “hayır yapmayacağım” diye sinyal yolladığınız da kararlığınızı anlayacak ve bu zaman boşluğunu tamamlayabilmek için yeni şeyler arayıp duracaktır.

Burada, sizin bu zamanlar için seçtiğiniz yararlı ve güzel hobiler, alışkanlıklar, sağlık yemekler, içecekler artık bağımlılığınız ne yöndeyse ve en iyi alternatif ne ise öncekilerin önüne yazılacaktır. İnanın bana bunu yapabilirseniz daha önce yapamadığınız bir çok işinizi yapmaya vakit bulacaksınız ve bir çok güzel hususiyeti de kendinize aşılamış olacaksınız. Kendinize vakit ayırabileceksiniz ki günümüzde benim için en çok ihtiyacımız olan şey de bu..

Selametle.

Kaynak: az bir miktar vikipedia

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir