Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berakâtühü.

= Yazının cuma değil cumartesi gecesi yayımlanmasının sebebi içinde bulunduğumuz haftanın eve dönüş haftası olması sebebiyle günleri unutacak kadar yoğun olmam. Bu da kendime bir not ala..=

 

Geçen bir yazımda “hepimizin hayatında bizleri derinden etkileyen filmler olmuştur” demiştim. Bu filmler bize bazen duygusal olarak bir şeyler katarken bazıları da hayatımızın geri kalanı için daha iyi olabilecek özellikleri farketmemizi sağlayabiliyor. Bu film de defalarca izlemekten bıkmadığım bir film: gerçek adıyla Real Steel (Çelik Yumruklar)

Bilim – kurgu filmlerine çok meraklı biriyimdir. Bir yerde görsem oturup izlerim. Çelik Yumrukları’ı da bir televizyon kanalında görmüştüm ve birazını izleyebilmiştim. Yarım kaldığından -aklımda kaldı tabii-sonra tamamlamak için bir yerden izlemeye koyuldum.

Eski bir boksör ve robot dövüştürücü sorumsuz bir babanın eski eşinin ölmesinden ötürü yıllardır görüşmediği oğluyla bir arada kalma söz konusu olur. Geleceğin teknolojisinde ve günümüzden yıllar sonrasında geçen filmde boks dövüşleri moda olmuştur. Artık robotlar dövüştürülmektedir. Filmimizin kahramanlarından Charlie (Hugh Jackman) babamız, Max (Dakato Goyo) ise asıl kahramanımız, Charlie’nin oğludur.

Çok spoiler olmaması için detay vermek istemiyorum ama Max’in de babası gibi robot dövüşlerine meraklı olmasıyla işler değişecek ve Atom ile tanışacağız.

Filmde, birçok güzel mesajlar bulunuyor. Başarı uğrunda biz yetişkinlerin çocuklara nisbeten daha sabırsız, daha umutsuz ve daha çabuk sıkılan bir yapıya sahip oluşumuzu ve bu yüzden başarıyı yakalayamadığımızı gösteriyor film bize. Verdiği mesajlar gerçekten çok hoş. Asla pes etme, yeniliyor olsan bile. Asla terk etme, çok para verseler bile. İnan, güven, vazgeçme.

Gönlünü koy ortaya..

Selametle.

Kategoriler: Film

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir