Yer Alaska..
Şaka şaka 2017 Azerbaycan Baku’deyiz. Sizlere başımdan geçen diplomatik bir olayı anlatacağım..
Üniversite okuduğum zamana denk gelen o yıl arkadaşım Akif bir gün bir haberle çıkageldi. -Okul Türk öğrenci konsey başkanı kendisi- “bir etkinlik varmış bana da bugün söylediler Türk öğrenci de istiyorlar içeriğini bilmiyorum ama 3 gün sürecek ve şehir dışında olacakmış gelmek ister misin?” bende bir değişiklik olur diye kabul ettim ama o Türkiye adına bir konuşma yapacağını sanıyor bende heyette ki biri olarak gideceğimi zannediyorum durum hiç öyle değilmiş gidince anladık.
Gideceğimiz gün geldiğinde çoktan hazırdık –haha durup düşünüyorum da ne komik tatile hazırdık sözüm ona görürsün tatili -sabah erkenden buluşma noktasına vardık baktık başkaları da geliyor iyice kalabalıklaştı ortam sonra bindik otobüse, çıktık yola 2 saat kadar yol gittik başka bir ilde bulunan, bakanlığın bir oteline vardık. Program burada olacakmış kalmalı falan iyi tatil olur diye düşünüyoruz hâla. Vardık ama ne vardık, otel çok güzel, büyükçe konforlu modern bir otel. 7 Türk’üz orada. Hepimizi ikişer kişilik odalara ayırdılar benle Akif bir odadayız diğer arkadaşlar başka odalarda.
Sonra bir şey oldu, böyle bir beyaz ışık falan 😄
Hayır hayır bizi etkinlik salonuna çağırdılar baktık resimdeki gibi şöyle bir masa.
resim.alani
Hemen biz 7 Türk’ü, Türkiyeyi ve Kıbrıs’ı temsilen iki masaya ayırmamız gerektiğini söylediler kendi biz o esnada hâla ne oluyor bilmiyoruz “iyi bari, arkadaşlar Türkiye masasına geçsin bizde Kıbrıs’ı dolduralım dedim.” geçtik masalara oturuyoruz diğerlerini bir görseniz bizden ayrı gelenleri- onlar biliyor nereye geldiğini – takım elbiseler, laptoplar.. peki biz? Bir Akif’te takım elbise var o da konuşma yapacağını düşünerek getirmiş bende de durum üstümdeki boğazlı kazak, tek o -diplomatik elbise seçimlerim neyseki biraz hayat kurtardı –
Oturduk masaya ama ne oluyor ne bitiyor hâlâ bilmiyoruz masada öyle masaki başkanı var üçer kişiden oluşan ülkeleri temsilen yerler var. Her ülkenin ismi, bayrağı ve temsilcisi var ve bu ülkelerde sadece Türki Cumhuriyetlerden oluşuyor. Söz hakkı alıyorsun 3 dk. süren var gündem var kaos var var da var.. Biz de Vizontele gelen köylü gibi televizyona bakıp “acep bu ne ki” diye bakakalmış bir vaziyette toz belli ortalık karışacak bu Türkler de durmayacak.
Diyorum ki kendi kendime burada başka bir şeyler oluyor ama ne? Bir Türkiye’yi temsilen oturan arkadaşlara baktım bir onlar bana baktı hı?
Yanımızdakiler başladılar söz almaya bir şeyleri savunmaya ek süreler istemeye.. – birinci günün konusu Azerbaycanlı bir şairin hayatıymış- konuşuyorlar bizde durmuşuz izliyoruz ne oluyor burada diye ilk defa deneyimliyoruz çünkü haber eden de olmadı ama bence böylesi daha iyi oldu.
Sonra ne mi oldu bir yıldırım çaktı bize. Len biz burada Türkiye’yi temsil ediyoruz bu da gerçek bir programın bir simulasyonu. Bizim buradaki başarımız Türkiye’nin başarısı demek. Başarısızlığımız ise Türk.. hayır kabul edilemez.
Neyse Ki sürekli darbe alan ölümüne ramak kalmış bir boksörün imdadına yetişmiş raund süresi gibi öğle yemeği arası verildi oturum yemekten sonra devam edecekti biz o gün sadece ne nedir nasıl yapılır izledik. Yani darbe alarak bitirdik günü.
Kpss çalışanlar daha iyi bilir meğer biz bir Sempozyum’a katılmışız. Bu programda Türksoy Türk ülkeleri birliğinin bir simülasyonu. Yani biz gerçekten o iki ülkeyi temsil ediyoruz.
Akif’le konuştuk dedik bu böyle olmaz bizim burada Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeden gitmemiz, gerilerde kalmamız adımıza utanç. Diğer arkadaşlara akşam buluşalım diye haber ettik oturduk tartışıyoruz yarın ki konu hakkında ne yapabiliriz ne savunabiliriz diye başladık kafa patlatmaya.
Şimdi şöyle bir şey var bu bir simulasyon olduğu ve Devlet tarafından düzenlendiği için her şey gerçeğinin aynısı ve her şey çok ciddi. Yani bir şeyi savunacaksak gerçek verilere dayanmalıydı. Yarın ki gündem iki Türki cumhuriyet arasında akan bir çayın verimsiz kullanımı ve bundan etkilenen ülkelerin yaşadığı sorun. Oturduk çalıştık verilere baktık falan. İkinci gün masaya oturduğumuzda kendimizden daha emindik. Hatta bizim masa Türkiye adına bile konuştu -ikimizi bir saydılar- ikinci günü de düne nazaran daha iyi atlattık ama masada bizde vardık artık. Geliyoruz..
Üçüncü gün işler kızıştı. Bu programı bilen sürekli katılan bu insanlar o kadar deneyimler ki Kırgızistan ekibinin lider konumunda duran – Kaşgar, selam olsun– sürekli karşı çıktı çok iyi oynadı zaten başından beri kızıştırmakmış niyeti. Yani nasıl yapıyor, katılacağı bir şey varsa bilerek katılmıyor bu sefer biz hem onu hem de diğer ülkeleri tarafımıza çekmek zorunda kalıyoruz.
Son gündeyiz ve artık bir karara varıp rapor çıkarmamız gerekiyor Kırgızistan dedi bu projeyi ben yaparım biz dedik biz yaparız bir ondan bir bizden en sonunda para bizde müteahhit bizde varsa bilgi birikiminiz varsa biz engel olmayız buyrun yapın. Oylama yapılmasına karar verildi diğer ülkeleri ikna için süre tanındı kendimizi savunduk ve nihayetinde yapılması gereken projelerin Türkiye tarafından yapılması ve raporumuzun geçerli sayılmasına karar verildi.
Kırgızistan’dan Kaşgar “benim için de Türksoy bitmiştir” diyerek havlusunu attı 😄
O üç günde o kadar güzel vakit geçirdim o kadar değerli arkadaşlıklar edindim ki özellikle biri hemen yan masada oturan Sedef o günden sonra çok değerli bir dostum olacaktı, Fuad sık görüşemesekte aynı samimiyetle görüştüğümüz bir arkadaşım, başkan İlkin değer verdiğim bir arkadaş haline geldi ve daha niceleri..☺️
Ve değerli okuyucular 3 günün sonunda bir rapor çıkarıldı projeyi Türkiye kazandı ve katılımcılar için bir ödül merasimi gerçekleştirildi ve Allah’ın izniyle Türkiye bu sempozyumda birinci seçildi bana ve Akif’e ülkelerini en iyi savunan konuşmacı belgesi verildi.
Program Nevruz’a denk geldi arada şehir gezisi düzenlenirken bir köyde Nevruz kutlamalarına denk geldik. Nevruz Azerbaycan’da baya coşkulu kutlanıyor. Tüm köy yiyecek içecek getiriyor oturup birlikte yiyip oyunlar oynayıp baharı kutluyorlar. Bizde denk gelince hoşlarına gitti tabi röportaj yapıldı bize bol bol ikramda bulunuldu baya bir yedim içtim o gün millet oyun oynuyor röportaj verirken ben elimde bsklavayla masa masa geziniyordum 😄
Bu belge aşağıdadır. Benim için çok özel olan bu program deneyim olarak, kurduğum arkadaşlıklar babında çok şey kattı Azerbaycan da geçirdiğim en muhteşem 3 gündü emeği geçen herkese buradan teşekkürler
0 yorum