Gelin sizi gölgenizle tanıştırayım.

Neden gölge diyoruz?

Çünkü gölge hep bizimledir. Bizimle doğar, bizimle beraber büyür, bazen uzar bazen kısalır. Bizimle birlikte yaşar. OKB’li bir birey için Takıntılarda böyledir. Bazen büyür, bazen küçülür; bazen yok olur bazen de ortaya çıkar. İşte kişinin zihnine girmesine engel olamadığı, fikir, düşünce ve bana göre en önemlisi -açıklayacak olsam tek kelimeyle böyle açıklardım- uzaklaştıramadığı dürtülere OKB denir.

Bir insan düşünün. Gayet sağlıklı normal bir insan. Ve bu insan hayatının bir notkasında gölgesini artık sevmemeye başlasın. Her gölgesini gördüğünde rahatsız oluversin ve gölgesinden kaçabilmek adına ufak tefek şeyler yapsın. Arkadaşlarıyla birlikte bir kafede oturup muhabbet ederken gölge düşmeyecek yere otursun; ailesi ile birlikteyken güneşlik alana çıkmasın. Bu insan bir süre sonra gölgesinden artık tamamen nefret etmeye başlasın. Bu sefer gölgesini hiç görmemek adına işe gitmesin, güneşe hiç çıkmasın ve sırf gece ışıktan dolayı gölgesini görmesin diye erkenden uyusun uyumayacaksa da karanlık odada otursun ve karanlık odada olmasına rağmen defalarca gölgesi olup olmadığını kontrol etsin.

Mantıksız geldi değil mi? İnsan gölgesinden nasıl kaçabilir ki? Takıntılı bireyler içinde bu böyledir mantıksız gelir ama o fikri uzaklaştıramazlar kendilerinden. Bir an önce bu fikirden uzaklalıp rahatlamak isterler.

Yukarıda anlattığımız örnekte; bu insanın gölgesini görmemek adına gölge olmayan yerlere gitmesine obsesyon gölgesi olup olmadığını tekrar tekrar kontrol etmesine ise kompulsiyon denir. Gölgesiyle savaşan adamın durumuna hastalık denir. Bunun hastalık olmayan boyutlarıda var mesela defalarca kapıyı kontrol etmek, gazın açık olup olmadığından emin olamamak.

Tanıdık gelmeye başladı mı biraz? Belki kendinizden belki yakınınızda olan birinden. Henüz çıkaramadınız mı? Biraz daha yardım edeyim.

Hani, o sürekli kapıyı kontrol etmesine rağmen bir türlü emin olamayan; tekrar tekrar kontrol edip “gazı açık bırakmış mıydım acaba ya?” diyerek geri dönen, tekrar bakan evden çıktığında “ütü! ya ütü? fişi çekmiş miydim acaba?” diye dönüp tekrar bakan veya dönmek isteyen insanlar var ya hah! İşte bu gün onlardan bahsedeceğiz.

Size nereden tanıdık geldiğini bilemiyorum. Bu durumları yaşayıp yaşamadığınızı da bilmiyorum ama illa ki bu durumda olan bir tanışınız vardır veya böyle bir olayla karşı karşıya gelmişsinizdir diye düşünüyorum. Çünkü her yerdeler! 🙂

Şimdi siz belki durdunuz ve “ee bu bendede var?  bende deli miyim o zaman?” diye düşünüyor olabilirsiniz. Durun durun. her ruhsal sıkıntı hastalık olmuyor elbette. Neyse ki iyi haber bunun her boyutunun hastalık olmadığı.. Yani tedavi edilebilir ve hastalığa nisbeten daha kolay. İleri boyuta taşınmadığı sürece takıntılar hastalık olmazlar bozukluk olurlar. Eğer bu takıntılarınız gününüzü mahvediyorsa bir psikiyatrist’e veya psikoloğa başvurmanızda fayda var.

Sadece emin olamayıp tekrar kontrol ediyorsanız, tedbirli, ehemmiyetli bir insansanız hemende hasta olu vermiyorsunuz. Hepimizde az biraz var bu durum. Hayatımızın devamı için ee olmalıda. Bozukluk değil canııım tedbir yani.

Obsesif kompulsifliğin derecesini öğrenebilmek için bir testin tecrümesini yapıyoruz. İnşallah ileri ki zamanlarda buradan ulaşabileceksiniz. Tabii bu test internette insanların bayaa ilgisini çeken, her test sonucunda mutlaka “kahraman veya deha” çıktıran testlerden değil. Bu rahatsızlığınızın olduğunu düşünüyorsanız cetvele saatini, ne kadar sık olduğu, gösterdiğiniz direnci vd. yazıyorsunuz neticeye göre daha çok bilinçlenmiş oluyorsunuz.. Eğer netice ileri seviyede ise bunu bilerekyetkin bir terapist’e veya psikiyatrist’e başvuruyorsunuz veya psikoloğa.

OKB’yi biraz olsun anladık düşünüyorum. Geçelim neden yarandığına ve tedavi süreçlerine ve diğer mevzûlara.

Nedenler

Nedeni tam olarak anlaşılmamış olsa da, araştırmalar biyolojik ve çevresel faktörlerin OKB ile ilişkili olabileceğini göstermiştir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluk) teşhisi nasıl konur?

OKB için laboratuvar testi yapılmaz. Doktor kişinin veya hastanın ritüellere ayırdığı zaman da dahil olmak üzere belirtilerini değerlendirerek teşhisini koyar.

 

OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluk) nasıl tedavi edilir?

Ben iyiyim yia. Bana bi’şey olmaz diyorsanız yanılıyorsunuz. OKB kendiliğinden geçen bir hastalık değil. Hastaysanız tabii.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Sürekli tedavi sonucunda hastalar normal veya normale yakın yaşam sürerler. Erken teşhis her zaman tedavi süresini azaltır.

Böyle bir tanıdığınız varsa peki siz ne yapabilirsiniz?

Titiz’iz diye hasta mıyız yani?

Her takıntılı düşünce ve davranış OKB değildir.

Hastalık ile bozukluk arasında ki fark: Ne hissediyorsun?

 

Kişilik bozukluğu ile obsesif bozukluk aynı şeyler değildir.

Unutmayın, başınıza gelecek bir şey varsa hiçkimse bunu sizden alıkoyamaz siz bile. Önce tedbir, sonra tevekkül.

Hasta olduğunuzu düşünüyorsanız:

Hastalık boyutu örnekleri için bir sonraki yazı.

 

Kişinin kendindeki bazı düşünce ve davranışların bir ruhsal hastalığın belirtileri olabileceğine karar vermesi çoğu kez güçtür. Okumuş olduğunuz bu yazıda biz kısaca tanıtmaya çalıştık. Eğer OKB veye OKKB’nin sizde olabileceğinden kuşkulanıyorsanız bir psikiyatri uzmanına başvurarak profesyonel yardım talep etmeyi düşünebilirsiniz.

Selâmetle

 

 Kaynak: Psikiyatri.org.tr, Npistanbul.com, Vikipedia

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir