Merhaba değerli okuyucu.

Başlıkta herkese hitap edip,yazıda tek sana sesleniyor olmam bu konuya olan ilginden dolayı. Ya bu problemlenden yakınıyorsun ya da yakınan birini biliyorsun veya çayını içerken yazı okumak için geldin, aa tabi sende hoş geldin.

Şimdi durup bi düşünün yazıya giriş bölümüm nasıldı sizce? Sizi etkiledim mi? Güldürebildim mi? Sıkıldınız mı? Çünkü yazıyı okuyup okumayacağımıza burada karar veririz,giriş kısımında. Bir kişiyi dinlerken de böyledir bazen bir müziği de.

Bu yazıda hem toplum önünde hemde sosyal çevremizde etkili konuşmak için neler yapmalıyız ona değineceğiz,başlayalım.

Kaynak: Dergi p.Dr vesilesiyle, Aktaş İ., & Aktaş, Ö. (2014) Konuşmanızla Hipnoz Edin,İstanbul: Az Kitap

Toplum karşısında,arkadaşlar içinde konuşma yapmak herkes için kolay değildir. Bu genel itibariyle ‘Duyguları İfade Edememe’ den gelir. Bu sorunun kökü de eleştirilme korkusudur. Yanlış yaptığında üzerine gülünüleceğini,küçük düşeceğini sanan insanlar duygularını ifade etmek istemezler. Buna ‘Bastırılmış Duygular’ da diyebiliriz.Burada sorunun neden kaynaklandığına hafif değinmek istiyorum çünkü kaynağı bilmeden kalıcı çözüme ulaşamayız. Bu sorun, bazen küçük gören abi/abladan veya sosyal çevreden veya başka türlü sebeplerden kaynaklanır. Burada bilmemiz gereken her birimizin parmak izimin bile farklı olması. Beş parmağın beşi bile aynı değil. Yaratanı için herkes özeldir. Herkes kendi başına bir şahsiyettir. Sizleri hatalarınızla bilmediğiniz eksiklerle veya mücadele ettiğiniz sorunlarınızla kabul etme yetisine sahip olmayan birine aldırmamamız gerektiğidir. Anne-babalarımız bunun dışındadır. Gelişmemize engel olan engellere aldırış etmeden hata yapmaktan korkmadan ilerlememiz gerekir.

Kimi çocukluğundan itibaren bu işte iyiyken kimi ise hayatı boyunca bu korkunun üzerine gidemiyor. Küçük bir grup karşısında konuşurken titreyebiliyor,kekeleyebiliyor,terleyebiliyor haliyle anlatmak istediğini bir türlü anlatamıyordur. Pekala, ne yapalım da bu sorunu aşalım? Öncelikle anlatmaya değer, boş olmayan bir konu bulalım 😉

1- İşe sorunu kabul etmekle başlamalı. Topluluk önünde etkili konuşup kendini ifade etmek büyük beceri isteyen bir iştir ama tabii ki imkansız değildir.

etkili-konusma

2- En can alıcı nokta: Beyini neye odaklarsanız onu yapmak için çalışır. Kendinizden emin olduğunuzu ve kendinize inandığınızı kabul ettirmeye çalışın. Zorlanıyorsanız böyle davranın.

beyini-kandirma

Zihinlerimiz gerçek ile hayali ayırt edemez. Bunu göz önünde bulundurarak çok iyi bir konuşmacı olduğunuzu hayal edin ve öyleymiş gibi davranın. Zihniniz bunu gerçek kabul edecek ve sizi bu yönde geliştirecektir.

 

3- Anlatılacak konuya hakim olmak ve önceden hazırlanmak çok önemli sade bir muhabbette bile. (Benim için en önemli madde budur)

metine-odaklanmak

Boşuna dememişler bin düşün bir söyle diye. Hatalarımızı düşünmeden konuştuğumuz da yaparız. Anlatmak istediğiniz şeyi önce kafanızda kurgulayın böylece kendinizi hazır ve rahat hissedeceksiniz. Önceden hazırlanmış bir kelimeyi tesir ettirmek,konuşma halinde geliştirilen cümlelere göre daha iyi iz bırakır.

konuşurken cümleleri bir araya getiremediğimiz zaman -sizde aynı şeyi düşünmüşsünüzdür zaman zaman- karşımızdakinin doğruluk ve inandırıcılığına olan inancımız azalır sanki yalan söylüyor gibi hissederiz etkili konuşamadı için.

4- Zihninizde kurgulayın ve pratik yapın

hayal-etmek

Eğer bir topluluk önünde konuşacaksınız,anlatmak istediklerinizi önce küçük bir gruba anlatın buna da güç yetiremiyorsanız ayna karşısında pratik yapın. Konuşma yapacağınız zamanı,mekanı,insanları ve kendinizi hayel edin. Beden dilinizi,mimiklerinizi,kıyafetinizi her şeyinizle hayal edin. Bu sizi ona hazırlayacaktır.

 

5- Kendinden emin dur: Beden diline ve kıyafetine özen göster.

beden-dili

İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır fikirleriyle uğurlanır. Kendinizden emin görünmek için kıyafetinize ve beden dilinize dikkat etmelisiniz. Elleri ve sesi titreyen,kendine öz güveni olmayan konuşmacıyı genelde kimse dinlemek istemez.

6- ‘Ne’ söylediğimiz değil ‘Nasıl’ söylediğimiz önemli.

beden-dili2

El ve yüz hareketlerimizin anlatımı kuvvetlendirdiği apaçık bir gerçek. Zaman zaman yükselmeli zaman zaman kısmalı. Türkçe’deki çatı yapısı gibi özneyi nesneyi belirleyin,yüklemi vurgulayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir