sabahina-uyandigim-en-mutlu-gun

“Bugün gençliğimi ciddi anlamda alıp taşımaya karar verdiğim, olgunluk hırkasını iliklemeye adım attığım gün. “Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık var. O halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul. Ve yalnız Rabbine yönel.”ayetinde anlatılmak istenenin “7/24 durmadan çalış.” demek değil, “Düşün. Çalış. Üret.” demek olduğunu anladığım günün yarınına doğmuş ilk gün.  “Zinciri Kırma! 40 sabah erken kalk” takvimine çarpı attığım ilk gün.”

Yeni hayat çizgim, amaç çizelgem diyebilirim; “Çalış. Düşün. Üret.”

“Yaşam bir matematiktir. Öyle aklımıza estiği gibi işlemleri yapmadan geçmek imkansızdır” demişti bir yazar. Öyle ise insana bir denklem lazımdır.

Bir an olsun boş kalma ayeti çoğu insanda “7/24 amele gibi çalış, hiç durma” gibi bir anlam çağrıştırabilir. Aslında ne demek istenildiğine iyice yöneldiğiniz de bunun, kullarını yaratan çok merhametli Allah’ın bu anlamdan bambaşka bir şey ifade ettiğini görebiliyoruz. Bizleri daha iyiye götürecek anahtar kodu söylediğini fark ediyoruz.

Gelin, sizi bu yeni hayat amacım, çizelgem binevi fikrim ile tanıştırayım, nedir ne değildir anlatmaya çalışayım.

Düşün.

Öncelik kendin olmakla beraber insan için yapabileceğinin en iyisini düşün. Bir insana gelecek en iyi ilaç başka bir insan için karşılıksız, çıkarsız onun iyiliğini düşünerek hareket etmektir. Ona iyilik etmektir. Hangi meslekte olursan ol, mesleğini daha iyi icra edebilmek ve insanların hayatlarını kolaylaştırabilecek, iyileştirecek işleri yapmayı hedef edin, onların hayatlarına değebilmek için en iyisini yapmayı düşün. “Kuşları beslemezsen zevk alamazsın hayattan” demişti Doğan Cüceloğlu bir kitabında. Doğru, nihai hayat amacın kendinden başkasını da kapsamazsa bencillikten çekilmezdi dünya.
O mesleğe nasıl ve ne şekilde gelmiş olursan ol, kaderinde olandan sırt çevirme. Bin bir yoldan birini sen seçtin ve buradasın. Ne nasip olmuşsa onunla iyiye doğru hareket et. En iyisini yapmaya çalış. Yola çık. En iyisi olma yolunda olmaya gayret et.

Üret.

Bu gemiyi hep bir adım daha iyiye götürebilmek için durmadan düşün, üret. Üretmek, bir nesneyi ortaya koymak değildir illaki. Kurgula, tasarla, düşün. Elinden gelenin, yapabileceğinin en iyisini düşün, üret. Burada, üretmek düşünmekten geçiyor. Ortaya bir eser bırakmamış olsan bile kafanda onu üret. Zihin Sarayına gir. Neyi nasıl yapacağını oraya kaydet. Elinden geleni yap. Potansiyelini doğru kullan. Tasarla. Sonra hayata geçirebilmek için hayal et ve adım at. Kurgula.

Çalış.

Burada -ayette- insana boş kalmak zarar veriyor manasını çıkarıyoruz. ‘Bir işi bıraktığında diğer işe koyul’dan bunu anlıyoruz. Demek ki potansiyel olarak her daim düşünmek, gerektiğinde üretmek, üretmek için çalışmak gerek.  

Mesele şu ki arkadaşlar, bir insana istemediği şeyi mecbur kalmadığı sürece yaptıramazsınız. Hele ki karakter sahibi, olgunluk hırkasını giyen birine istemediği sürece -mecbur kalması hariç- hiç bir şey.. Nihai mutluluğa ulaşmak istiyorsak hayatımızı amaçlandırmalıyız. Bu amacın başına da ‘insanlığın huzuru’ diye bir madde ekliyoruz. İşe, “yaptığın işte en iyisi olma yoluna” diyerek başlıyoruz. O yüzden yaptığımız işi benimseli, severek yapmalıyız.  Yaptığınız, yapacağınız işi sevip – sevmediğinizi anlamak istiyorsanız onun için bir şeyler yapma heyecanı hissediyor musunuz ona bakın.

 

Peki şimdiye kadar “Düşün. Üret. Çalış.” çerçevesinde neler planladım?

Çalışmak, Düşün ve Üret’in anahtarı. Çünkü çalışan beyin üretiyor, üretmek için düşünmeye ihtiyaç duyuyor. Hele yaptığımız her işi severek yaparsak işte o zaman yan rolden çıkar kendi hikayemizin baş rolü oluruz.

(Çalış. Düşün. Üret.’in sıralaması anlamına göre değişebilir. Önceden düşünülen planlar için Düşün. öndedir. Çalış.’ırken Düşün.’ülmüş ve Üret.‘ilmiş olanlar ondan sonradır.)

Seyahat

Gezeceğim yerlerin ilk durağı olan Doğu Karadeniz’i bu dönem sonunda önce imkan dahilinde Azerbaycan illerini oradan Gürcistan’ı (özellikle Batum’u) sonra ise asıl hedef olan Doğu Karadeniz’i gezerek başlıyoruz. Gezmek istediğim yerlerin listesine şuradan(link) bakabilirsiniz.
Bu şekilde geze geze dönüyorum tatil için memleketime. Ha, bir daha ki seneye kamp yapma gibi çılgın bir planım da var ve gezilecek yerler konusunda..

Bu yıl 100 kitap okuyoruz.

Bir diğer “Zinciri Kırma” kapsamında arkadaşımla beraber bu yıl 50 roman 50 alan (meslek) 50 kişisel gelişim kitabı okuma hedefi koyduk. Kitapları Türkiye’ye geldiğimizde 10’ar 10’ar alıyoruz ve değişmeli okumayı planlıyoruz. Kitap, sahibinde kalıyor okuyan beğendiği kitabı satın alıyor.

Her kitabı bir anda alamayacağımız için de her ay 1 kitap da -daha çok şimdilik roman- orada -Bakü’de- almayı düşünüyoruz. Bu şekilde mesleğimizde diksiyon ve yetkinlik olarak gelişmeyi hedefliyoruz. Ayrıca okuma alışkanlığımızı arttırıyoruz ve karakter olarak da bir adım ileriye gitmeyi hedefliyoruz.

KPSS

Mesleğimizin önünde son aşamamız bu sınav için önceden hazırlıklı olmak gerekiyor. Ben şu an ikinci sınıftayım seneye Allah izin verirse başlamayı düşünüyorum “Eğitim bilimlerinden başla” önerisini de aldım. Bilmiyorum henüz, belki ondan başlarım. Şu an için sadece temelini kurguluyorum. Seneye başlamayı düşünüyorum.

Hobiler

Boş vakitlerimizi doldurmak için değil, vakitlerimizi faydalı aktiviteler ile doldurmalıyız diye düşünüyorum. Vücut geliştirmeyi, fitness’i çok denedim ama dediğim gibi bir insan sevmedikçe istese de yaptığı işten bir fayda alamaz. -Spor benim için yaşam tarzı değil hobi ama hayatımda her zaman olması gerektiğini düşündüğüm hobilerden.- O yüzden onu yapmak yerine bir paylaşımda görmem üzerine düzenli yüzmeyi düşünüyorum.. İp atlamayı ve en çok yapmayı istediğim Bakü’yü Bisiklet ile gezmeyi düşünüyorum. Hem sporda olur. 🙂

Ayrıca en büyük hobim ve kendime binevi iş olarak gördüğüm blog yazıyorum. Bir diğer “Zinciri Kırma” takviminde “Her Cuma bir yazı yayınla” hedefini gerçekleştirmeye çalışıyorum. Şimdiye kadar başarılı olduk çok şükür. Sadece bu ve önceki 2 yazının yazılma sürecinde memlekette olduğum için gecikmeler yaşıyorum. (Mesela bu yazının cuma 16:00 civarı yayınlanması gerekiyordu ama Cumartesi akşamına anca hazırlayabildim.)

Dil.

Madem Bakü’deyiz Rusyayla bu kadar içice bir şehirde Psikolojinin Atası olmuş Rusya’nın dilini Bir lisan bir insan diyerek öğrenmemek olmaz dedik. Allah nasip ederse seneye -diğer dönem başında- Rus diline başlamayı düşünüyorum en azından bir temel atmalı.
İngilizce için de telefondan ve çeşitli ücretsiz kurslardan şuan ki seviyemi geliştirmeyi düşünüyorum. O dönem Rus Dilinde güzel bir temel atabilirsem diğer sene İngilizce veya ikisi ortak çalışabilirim inşallah.

Ve iş.

Memlekete tatil için döndüğümde nâçizane marketimizde baba mesleği esnaflığı ailemle beraber yapıyoruz. Burada da “Çalış. Düşün. Üret.” düsturunu sıkça kullanıyorum. Müşteri psikolojisinden, ürünlerin düzenine, dizilişine toplumsal ihtiyaca göre sıralanmasına benzer bir çok şey üzerinde durmadan düşünüyorum. Varsa aklımda bir şeyler gerçekleştirmek için gayret gösteriyorum. elhamdulillah.

Şimdilik hepsi bu. Buraya yeni fikirler oldukça inşallah aktarmayı ve paylaşmayı düşünüyorum. Bugün, sabahına uyandığım en güzel gün, sabah ezanıyla güneşi karşıladığım gün. Bugün Gençliğimden Geleceğime selam çaktığım ilk gün!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir